Farkındalık; “AKILLI ve ÜSTÜN ZEKÂYA” sahip insanların ödediği ağır bir bedeldir..!
Her şeyin “FARKINDA” olup, susmak zorunda kalmak ise ”CEHENNEMDİR..!”
Bilinmelidir ki..!
Bir GAZETECİ; “Duyduğu (!)” ile DEĞİL; “GERÇEK Bilgi Ve Belgelere Dayanarak Yazılar YAZAR, Haber ve Haberleri YAPAR..!”
Bu itibarla: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak”; insanı düşük, niteliksiz ve rezil eder..!
Kamuoyundan gizlenen veya kaçırılan bilgi ve belgeleri deşifre eden kişi GAZETECİDİR..!
...Ve o kişiye; “GAZETECİ” DENİR..!
Bu anlamda: YÖNETENLER; Kamuoyundan GİZLİ-SAKLI iş ve işlemler yapmaya YELTENMESİNLER..!
Bu noktada hatırlatmak isterim ki: Bedeli ne olursa olsun, her zaman HAKİKATİN PEŞİNDE oldum..!
Dolayısıyla:
Hırsıza Hırsız...
Ahlaksıza Ahlaksız...
Namussuza Namussuz...
Sahtekâra Sahtekâr...
Yalancıya Yalancı... DEDİM, DEMEKTEN DE ASLA VAZGEÇMEYECEĞİM..!
Sonuç itibariyle, altını bir kez daha çizerek söylüyorum ki:
Dürüst, namuslu, onurlu, haysiyetli, şerefli ve nitelikli insanlar ETKİLİ OLMADIĞI Müddetçe, MEYDAN; “ŞARLATANLAR, ŞAHSİYETSİZLER ve SAHTEKÂRLARA” kalıyor..!
(NOT: Siyaseti “ZENGİNLEŞME ARACI” olarak kullanan siyaset bezirganı, binbir surat sahtekârlar; Gazeteciliği “TARİF” edecek otorite değiller..!)